OECD’nin 2025 eğitim raporunda durumumuz berbat ama…

Zehra25

Moderator
Türkiye’nin de üyesi olduğu OECD 2025 senesi üye ülkelerde eğitim-öğretimin çok detaylı bir resmini yayınladı (Education at a Glance 2025, OECD Indicators).

Eğitim yatırımları için iktisatçılar beşeri sermaye yatırımı derler, bu beşeri sermaye yatırımını kamusal artı özel parasal eğitim harcaması olarak değerlendirmek yanlış değildir ama yeterli de olmayabilir, uzun vadede oluşacak kalite konusu bazen eğitim süreçlerine eşit büyüklükte kamusal artı özel parasal yatırım iki ülke arasında eğitim çıktıları (hesaplanması da çok zor) düzeyinde farklılıklar yaratabilir ama bu detaya bugün girmek istemiyorum.

Başka bir ifadeyle parasal eğitim harcaması gerekli ama yeterli değil, yeterli koşul ise bu yatarımla birlikte niteliği de gözetmek.

Önce OECD’nin 2025 eğitim raporunun bir bölümünün özetini sunmak sonra da yazıyı bitirirken başlıkta kullandığım “durumumuz berbat ama……” ifadesine gelmek istiyorum.

OECD’nin 37 üyesi var ama OECD bu tür raporlarda kalkınma süreçlerine yardımcı olmak amaçlı olarak üye olmayan bazı ülkeleri de analizine katıyor, bunu da geçerken belirtmek istiyorum.

OECD bu raporunda her eğitim-öğretim aşamasında öğrenci başına yapılan kamusal artı özel yatırımları değerlendiriyor, başka bir ifade ile de okul öncesi eğitimden üniversiteye (doktora dahil) kadar üye ülkelerin öğrenci başına ve, burası çok önemli, satın alma gücü paritesine göre (PPP) harcamalarını sıralıyor.

Harcamaların PPP olarak analize dahil edilmesi mukayeseyi daha gerçekçi yapıyor, Türkiye gibi ülkeler için daha üst sıralara tırmanmak için bir avantaj oluşturuyor.

Sıralamanın en tepesinde öğrenci başına (2025) 31 bin dolar harcayan Lüksemburg var ama Lüksemburg bu tür mukayeselerde çok atipik bir ülke, kişi başına geliri de dünyada uzak ara en yüksek, küçük ama muazzam sermaye çeken bir ülke zaten; bu sabah başka bir OECD çalışmasında gördüm, Lüksemburg OECD üyesi ülkeler arasında ortalama kadın ücretlerinin erkeklerden fazla olduğu yegane OECD ülkesi mesela.

Lüksemburg mesela Peru’ya oranla öğrenci başına 12 kat daha fazla harcama yapıyor, Lüksemburg bugün Peru’dan daha zengin bir ülke ama mesele şu ki bu öğrenci başına harcama farkı nedeniyle çok muhtemeldir önümüzdeki senelerde kişi başına gelir uçurumu bu iki ülke arasında daha da fazla açılacaktır.

Tepedeki Lüksemburg’u Norveç (22.8 bin dolar), Avusturya (20.8 bin dolar), ABD (22.4 bin dolar) izlemektedir.

Ortalara doğru Birleşik Krallık (19.1 bin dolar), Almanya (18 bin dolar), İsveç (17.8 bin dolar), Fransa (15.4 bin dolar), İtalya (13.8 bin dolar), Macaristan (10.3 bin dolar) gibi ülkeler var.

Biraz daha aşağı inerseniz Bulgaristan’ı (8.7 bin dolar), Romanya’yı (7.2 bin dolar), Yunanistan’ı (7.1 bin dolar) görüyorsunuz.

En son beş ise maalesef şöyle: Türkiye (5.3 bin dolar), Çin (5.2 bin dolar), Güney Afrika (4.4 bin dolar), Meksika (4.1 bin dolar), Peru (2.6 bin dolar).

OECD ortalaması ise öğrenci başına 15 bin dolar, Finlandiya tam da OECD ortalamasında öğrenci başına harcama yapıyor.

Tablodan da anlaşılıyor ki öğrenci başına eğitim harcaması ülkelerin kalkınmışlık düzeylerinin de bir göstergesi olmuş durumda.

Doğrudur, bugün iyi bir mühendis, iyi bir doktor, iyi bir profesör yetiştirmek çok büyük maliyet gerektiriyor ama emin olabilirsiniz bu kadroları yetiştirmemenin maliyeti uzun vadede çok daha ağır, bu zaman tercihini yapmak siyasetçilere, parlamenterlere düşüyor.

Yeterli ve gerekli beşeri sermaye yatırımı yap(a)mayan ülkeler orta vadede bu yatırımı yapan, yapabilen ülkelerden gelişmişlik açısından negatif anlamda ayrışacaklar.

Gelelim başlıktaki “durumumuz berbat ama……” ifadesine.

OECD’nin bütün çıplaklığı ile sunduğu ve ülkemiz Türkiye’nin beşeri sermaye yatırımlarında çok çok gerilerde olduğu bu berbat tablo ortada iken biz okullarımızda velilere temizlik yaptırıyoruz, güvenlik harcamalarında velilerin kapılarını çalıyoruz, sözde tarikatlarla protokoller imzalıyoruz (gerçek bir tarikat devletle iş yap(a)maz).

OECD’nin bu raporu çıktı ama biz toplum olarak bu raporun ortaya koyduğu berbat manzarayı tartışma gündemimize bile alamadık.

Bütçeden eğitime çok daha fazla ödenek ayırmalıyız, bunu yaparken de nerelere odaklanacağımızı iyi düşünmeliyiz, özel sektör de daha fazla nitelikli eğitim yatırımı yapmalı
 
Üst